|
|
|
|
#1 (permalink) |
|
Özel Üye
|
Yaşama Farklı Bir Açıdan Bakış:Sol Elim
Dr.Bengü Özdemir&Dr A.Şebnem Soysal İnsanlar bilmelidirler ki,mutluluklarımız,gülüşümüz,jestlerimiz,üzüntülerimiz,pişmanlıklarımız,acılarımız ve göz yaşlarımız beyinden,yalnızca beyinden kaynaklanmaktadır.O'nun sayesindedir ki,biz görür,işitir,çirkini güzelden,kötüyü iyiden,mutsuzu,mutludan ayırırız.Aynı şeydir ki;bizi deli,kuşkucu,uykusuz,düşüncesiz ve hatalı yapar" (Hipokrat;MÖ5.yy) II.Ramses,Julies Sezar,Leonardo da Vinci,Napoleon Bonaparte,Benjamin Franklin.Bach,Jimi Hendrix,Albert Einstein,Bill Clinton,Martino Navratilova,D.A.Maradona,Tom Cruise,Keanu Reeves,Charli Chaplin,hatta çizgi sinema dünyasının en bitirim üyesi Bart Simpson gibi daha pek çok ünlünün belki de tek ortak yanları sol ellerini kullanmalarıdır.Bu sıra dışı insanların yaşam öykülerinin en çarpıcı özelliği ek tercihleridir. __________________________________ Konu Amazon tarafından (19-01-2011 Saat 22:31 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Özel Üye
|
FRANSIZ bilim adamları, solaklığın evrimini araştırdılar. Buna göre solak olmanın anne karnında maruz kalınan hormonlarla ilgili olduğu sanılıyor. Her ne kadar solaklığın nedenleri pek anlaşılmasa da, genetik olabileceği de ifade ediliyor.
Avantaj sağlamışEvrim biyologlarının görüşüne göre, tarih öncesi dönemlerde solak olmak, bir dövüş sırasında sağ elini kullananlara karşı sürpriz karşılık verebilme imkanı tanıdığı için avantaj sağladı. Bu yüzden az sayıda olan solaklar evrim sürecinde hayatta kalmayı başardı. Uzmanların araştırma sonuçları, solakların, genele göre daha yaratıcı ve daha zeki olabildiklerini gösterdi. Coğrafi çeşitliliğe bağlı olarak nüfusun yüzde 5 ila yüzde 25’ini oluşturan solakların yapıları ufak tefek. Eşcinseller arasında solakların oranlarının daha fazla olması da bazı uzmanlar tarafından, "Eşcinsellerin çoğunlukla çocukları olmaz. Bu yüzden genetik duruma dayandırmak pek sağlıklı değil" şeklinde yorumlanıyor... [Burada konuyla ilgili link bulunmaktadır.Ancak üye olmadığınızdan size kapalıdır.. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Konu Amazon tarafından (19-01-2011 Saat 21:36 ) değiştirilmiştir.. |
|
| Amazon Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
alinda (20-01-2011)
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Özel Üye
|
Toplumda sağ el baskınlığı ,nüfusun % 85-90'ında görülmektedir.Bu oran,karışık el baskınlığı oranlar düşünüldüğünde %66 sağ,% 30 her iki elini kullanan,%4 sol baskın olarak değişebilir.(1)Solaklığın % 1-2 oranında erkeklerde daha fazla olduğu saptanmıştır.(2)Solaklık günümüzde artık bir endüstri haline gelmiştir.Yalnızca solakların kullanabileceği ürünlerin satıldığı mağazaların açılması,küreselleşen dünyada bireyselleşmenin önemini vurgularken,tüketim toplumunun vardığı son noktayı göstermesi açısından da ilginçtir.
Evrendeki en karışık yapı insan beynidir.Bu karmaşık yapının işlevi tam olarak aydınlatılamamıştır.Bu nöronal yapı kafatası boşluğu içinde bulunmaktadır ve iki hemisferden oluşmaktadır.Sağ ve sol hemisferler hem anatomik hem de işlevsel olarak farklıdır.Baskın olan hemisfer diğerine göre kendi görevini daha iyi biçimde yerine getirmektedir. Sol Hemisferin Görevleri * Vücudun sağ tarafın kontrolü * Sağ elin kullanımı * Dilin bilinçli kullanımı * Konuşma,heceleme,okuka,yazma * Konuşmanın içeriğini oluşturma * Sözel düşünme * Sözel zeka * Sözel bellek * Ritim,ardışık bilgi süreçleri Futbolda gol atma Yürüyüş (asker yürüyüşü gibi tempolu) Matematik Daktilo yazmak Dil bilgisi kurallarının öğrenilmesi ve kullanılması Ayrıntıların algılanması Sağ Hemisferin Görevleri * Vücudun sol tarafın kontrolü * Sol elin kullanımı * Durumun farkında olma * Dokunma hissi * Yüz ifadelerinin yorumlanması * Duygusal ve melodik konuşma * Şarkı söyleme,şiir okuma * Müzik içeriği,duygu,vücut dili ve çevresel seslerin algılanması * Görsel,duygusal,yaratıcı,mistik düşünce * Kavrama yeteneği;uzayın görülmesi,resimlerde ayrıntıları görebilme * Görsel uzaysal süreç;dans etmek,topu fırlatmak ya da tutmak,üç boyutlu düşünebilmek * Görsel simgelerin düşlenmesi * Manipulasyon yeteneği * Cinselliğin yönetimi (Dr Bengü Özdemir&Dr.A Şebnem Soysal) Tanrıdağ.O.Teoride ve Pratikte Davranış Nörolojisi 1994 s.80 Guyton AC Serebral korteks ve beynin entelektüel beynin fonksiyonları Nobel Tıp Kitabevi 1989 s.53 |
|
| Amazon Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
alinda (20-01-2011)
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Özel Üye
|
Bir çocuğun tercih ettiği el, gözlem ya da
soru yoluyla yaptığı işler için hangi elini kullandığına bakılarak saptanabilir. Yetenek asimetrisi ise, sağ ve sol ellerin ayrı ayrı ve aynı anda hareketinin özel bir test düzeneği içinde ölçülmesi ile saptanabilir. Sağ elini tercih edenler sağ ellerini daha becerikli kullanmaktadırlar. Bu ilişki yazma gibi karmaşık işlerde daha belirgindir. El sıkma ya da bir dinamometreyi sıkma gibi davranışlarda ise bu belirginlik oranı düşmektedir. El tercihi ile hemisfer işlevleri arasındaki ilişkinin daha belirgin hale getirilmesi için, öncelikle el baskınlığının tanımlanması gerekmektedir. Bir elin, diğerine oranla, gözlenebilir biçimde bir güç farkının olmadığı bir durumda, diğer ele göre belirgin bir beceri farklılığı göstermesi el baskınlığı olarak tanımlanabilir. El tercihi ilk olarak 1-1,5 yaşlarında ortaya çıkmaya başlar. Yenidoğan döneminde yatarken babeğin ne tarafa döndürdüğü ipucu olabilir. Ancak durum üç yaşta yerleşir ve sekiz yaşlarında kesinleşir. Bu korpus kallosum’un miyelinizasyonu ile ilgilidir. Korpus kallosumun işlevsel duruma geçmesi, bir hemisferin diğeri ile ilişkisini sağlar ve bazi işlevler için bir hemisferin diğerinin üzerinde üstünlük kurmasına yol açar (6). El baskınlığına göre; sağlaklık, solaklık ve her iki eli kullanabilme görülmektedir. El tercihi üzerinde etkili olan pek çok etmen vardır. Bu etmenlerin, genetik ve genetik olmayan olmak üzere iki başlık altında toplandığı görülmektedir. Genetik olmayan etmenler; mevsim, gebelik süreci, yaş, doğuma ilişkin özellikler, kültürel ve etnik farklılıkları içermektedir. Mevsimlerden kış aylarına dikkat çekilmiştir. Badian, eylül ve şubat ayları arasında gebe kalındığnda solaklık oranında artış olduğunu belirtmiştir. Benzer şekilde Torrey, Torrey ve Peterson, şizofrenlerin, ağırlıklı olarak, Kuzey Amerika'da kış aylarında, kuzey Avrupa ve İngiltere'de de Ağustos ayında doğduklarını belirlemişlerdir. 6- Coren S, Halpern DF Left-handedness: a marker for decreased survival fitness. Psychol Bull. 1991; 109(1):90-106 |
|
| Amazon Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
alinda (20-01-2011)
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Özel Üye
|
Araştırmacılar, el tercihi ile trafik kazaları
arasındaki ilişkiyi inceledikleri çalışmalarında, solakların daha fazla kaza yaptıklarını belirlemişlerdir. Bu bulgu, solaklardaki eşgüdüm bozukluğunun düzeyinin belirlenmesinin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Aynı çalışmacılar, solak pilotların, uçuş performansı bakımından büyük bir risk grubu oluşturduklarını; askeri uçakları kullanmayı çok zor öğrendiklerini belirlemişlerdir. Araştırmacılar, solakların ve her iki elini kullanabilenlerin uçuş becerilerinin sağlaklara oranla daha zayıf olduğunu ileri sürmektedirler. Solaklar klavye ve makas kullanmakta da zorlanmaktadırlar. Boşanma ve çok evlilik daha sıktır. Eşcinseller arasında da solaklık sıktır. Solaklar ortalama 8-10 yıl daha az yaşamaktadırlar. Solaklık ile birliktelik gösteren bazı hastalıklar bulunmaktadır. Bunlardan en çok üzerinde durulanları; migren, epilepsi, otizm, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, şizofreni, Alzheimer hastalğı, obsesif kompulsif bozukluk, alerjik hastalıklar, immün sistem hastalıkları, otoimmün hastalıklar, antisosyal davranış bozuklukları, ilaç ve alkol bağımlılığıdır. Sonuç olarak, solaklık ilk çağlarda ilgi çekmeye başlamıştır ve hâlâ sürmektedir. Milattan önceki dönemlerde şeytan oldukları düşünülüp öldürülen solaklar, bugün sıra dışlılıklarıyla ön plana çıkan bireyler olarak ilgi çekmeyi sürdürmektedirler. Dr. Bengü Özdemir*, Dr. A. Şebnem Soysal** |
|
| Amazon Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
alinda (20-01-2011)
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Özel Üye
|
Solaklık Ne Kadar Problem?
"..Ellerin kullanımındaki tercihlilik, büyük ölçüde beynin gelişimiyle ve beyindeki sağ ve sol yarımkürenin fonksiyonel baskınlık tercihliliğiyle ortaya çıktığından, Yaratıcı'nın verdiği potansiyel ve irade ile değiştirilebilecek bir özellik olarak kabul edilmelidir."
İnsanın beden boyutunun önemli merkezlerinden biri olan beyin; bazen anatomik yapısı, bazen fonksiyonları, bazen de yapı ve fonksiyon bütünlüğü dikkate alınarak, değişik şekillerde sınıflandırılmaktadır. Beynin iki, üç ve dört bölüm halinde yapılan sınıflandırmaları içinde, sağ ve sol yarımküre şeklindeki ikili sınıflandırma oldukça yaygındır. Beynin sağ yarımküresine (hemisfer), bedenin sol tarafından gelen duyuları algılama ve yorumlama; sol yarımküresine de, vücudun sağ yarımından gelen duyuları algılama ve işleme görevi verilmiştir. Ayrıca beynin sağ tarafına, vücudun sol tarafındaki hareketleri, sol bölümüne de vücudun sağ tarafındaki hareketleri kontrol ve düzenleme rolü verilmiştir. Beynin her iki yarımküresinde, ruhun kullandığı açma-kapama düğmeleri gibi fonksiyon gören algı, öğrenme ve düşünme gibi çeşitli işlemci panelleri yer alır. Meselâ sağ beyin tarafında bir kanama veya kanser olursa, bu işlemci panelleri zarar göreceğinden, kişinin sol tarafında his kaybı ve/veya sol kol ve bacakta felç görülebilir. Beyindeki anatomik yapıların ve bölümlerin her biri, belirli fonksiyon ve kabiliyetlerle iş görecek şekilde bağlantılı yaratılmıştır. Sağ beyin daha çok, resim ve şekilleri zihinde canlandırabilen, evirip çevirebilen, görselleştirebilen kabiliyetler ve zekâ fonksiyonlarıyla bağlantılı olup, onların ev sahipliğini yapar. Bu noktadan resim ve heykel yapma, güzel yazı yazma, dekorasyon, mimari, geometri, spor, müzik, üç boyutlu algılama gibi kabiliyetler, sağ beynin işi olarak tarif edilegelmiştir. Sol beyin ise, daha çok konuşma, hitabet, edebiyat ve şiir gibi kabiliyetlerle bağlantılıdır. Sağ elini kullananlarda konuşma ve yazıyla ilgili kabiliyetler; sol elini kullananlarda mekânla bağlantılı geometrik zekâ fonksiyonları daha baskın ve ön plândadır. Sağlak insanlarda sol beyin (konuşma merkezinin olduğu bölge) baskın olduğundan, konuşma fonksiyonları daha gelişmiştir. Beyinde konuşma kabiliyetine karşılık gelen merkez, insanların çoğunda sol beyin yarımküresindedir. Tabiatta sık gördüğümüz ikili simetri ve fonksiyonlardan birinin baskın olarak tercih edilmesine, kiraliti (chirality) veya asimetrik tercihlilik denmektedir. Yaratılıştan gelen ve hikmetini tam olarak bilemediğimiz, sağa veya sola tercihlilik, moleküllerde atomların yerleşiminden, bitki ve hayvanlarda organların yerleşimine ve bunların fonksiyonlarındaki tercihliliğe kadar geniş bir alanda gözlenmektedir. Kedi, köpek ve fare gibi hayvanlar, sağ veya sol pençelerinden birini daha çok kullanma yönünde tercih yapmaktadır. Bu tercihin populasyondaki dağılış oranı, hayvanlar âleminde % 50 - % 50 iken, insanda bu tercih, sağ elin kullanımı lehine zirvededir. Bazı ateist bilim insanları, sağ el kullanımının hayvanlara göre fazla olmasını ve insanların konuşabilmelerini ve günümüz insanının sağ elini daha çok kullanmasını, evrimin bir delili olarak yorumlamaktadır. Son yıllarda antropologlarca gerçekleştirilen araştırmalarda, eski çağlarda solaklık yüzdelerinin günümüzdeki ile aynı olduğu bulunmuştur. Meselâ, eski belgelerde okçular ile ilgili bilgiler yer almakta ve onlardaki el kullanma oranlarının bugünkü toplumlarla aynı olduğu anlaşılmaktadır. Tevrat ve İncil'den de o toplumlardaki solak nispetleri anlaşılmakta ve bu oranların şimdiki oranlarla aynı olduğu görülmektedir. Eğer evrimleşme olsaydı, ya eski çağlarda solakların oranı daha fazla olacaktı veya şu anda hiç solak kalmayacaktı. Tam aksine, son yıllarda hamile kadınlarda ultrason kullanımı gibi yeni teknolojik gelişmeler, solaklığın artmasına sebep olmuştur. Solak olmak dezavantaj mı? Sürekli mükemmelleşmenin olduğu varsayımına dayalı evrim teorisine göre; sağ elini kullananların solaklara göre avantajlı olmaları gerekir. Halbuki solaklar, sağ elini kullananlara göre birçok açıdan daha avantajlıdır. Ressamlar, mimarlar, büyük hat ustaları arasında solaklık nispeti yüksektir. Meselâ ünlü ressam, heykeltıraş ve anatomist Leonardo De Vinci solaktır. Dünya çapında ödül alan matematikçiler arasında solak yüzdelerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca profesyonel sporcular arasında solak nispetleri hesaplanmış, başta hentbol, futbol ve beyzbol olmak üzere birçok spor dalında solakların oranının yüksek olduğu bulunmuştur. Solaklarda tepkilere cevap verme süresi, daha kısa hesaplanmıştır. Ayrıca reflekslerinin hızlı ve isabetli olduğu bulunmuştur. Solakların, görme ile ilgili zekâ açısından, sağ elini kullananlara göre üstün oldukları birçok çalışma ile ortaya konulmuştur. Solaklarda, derinlik algısının sağ elini kullananlara göre daha mükemmel olduğu da bulunmuştur. Solaklar, bazı hastalıkların görülme riski açısından da, sağ elini kullananlara göre daha avantajlıdır. Meselâ kanser görülme riski, solaklarda nispeten daha düşüktür. Bir başka ifadeyle, solaklar kansere karşı daha dirençlidir. Ayrıca solaklarda pnömoni (zatürre) ve kronik akciğer hastalığı görülme nispeti daha azdır. Zona zoster hastalığı solaklarda az görülmektedir. Solaklarda bağışıklık sistemi aktivitesinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bunun da mânâsı, daha aktif bir bağışıklık sisteminin varlığı, dolayısıyla hastalıkların oluşmasının önlenmesinde koruyucu bir kalkan oluşudur. Asimetrik tercihliliğin en tipik örneklerinden biri, insanların günlük işlerinde çoğunlukla bir ellerini daha çok kullanmasıdır. İnsanın kullanmayı daha çok tercih ettiği ele, baskın (dominant) el diyoruz. Bu durumda bedendeki baskın fonksiyon ve organların beyindeki kontrol noktaları da daha yoğun ve baskın kullanımda demektir. Dolayısıyla sağ elini kullananlarda sol beyin yarımküresindeki merkezler ve fonksiyonlar; sol elini kullananlarda, sağ beyin ve fonksiyonları daha baskındır. Ellerin kullanımındaki tercihlilik, büyük ölçüde beynin gelişimiyle ve beyindeki sağ ve sol yarımkürenin fonksiyonel baskınlık tercihliliğiyle ortaya çıktığından, Yaratıcı'nın verdiği potansiyel ve irade ile değiştirilebilecek bir özellik olarak kabul edilmelidir.Doğumun ilk yıllarında sağ veya sol el tercihliliği çok belirgin olmadığından, bebeklerde sağ ve sol elin birbirine yakın sıklıkta kullanılması yaygındır. Çocuğun gelişimi ve eğitimi sırasında, aileden görme ve sinir sisteminin olgunlaşması sonucunda, sağ el kullanılması daha baskın olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak sol el tercihliliğine genetik ve nöro-anatomik yatkınlığı yüksek olan kişiler, her türlü zorlamaya rağmen, sol el kullanımından vazgeçirilememektedir. Semavî dinlerde sağ ve sol elin kullanım alanları belirlenmiş ve sağ elin kullanım alanları daha yaygın ve geniş tutulmuştur. Şeytan ve habis ruhlara atfedilen işler, sol el ve sol yön ile ilişkilendirildiğinden, sol elin kullanım sahaları dar tutulmuştur. İslâm dininde yemekler için sağ el, taharette ise sol el kullanımı tavsiye edilmiştir. Ancak sol elini mecburen kullananlarda bu zorlama yapılmamış ve solaklık yasaklanmamıştır. Bir denge ve ölçü dini olan İslâmiyet'te, bazı işlerde bir eli, bazı işlerde de diğer eli kullanma tavsiye edilmiş, böylelikle her iki beyin kullanılarak ikisinin de gelişmesinin önü açılmıştır. Araştırmalar doğumdan itibaren beynin bir yarımküresinin kullanılmasının diğer beyin yarımküresinin körelmesine sebep olduğunu göstermektedir. İslâmiyet'in getirdiği prensiple, her iki elin yapacağı işler belirtilerek, aynı elin hem yemek, hem de taharette kullanılması engellenmiş; böylelikle koruyucu hekimliğe yol göstericilik yapılmıştır.. Daha çok sol elini kullanan çocuklarımıza, sadece yeme ve içme işlerinde sağ ellerini kullanmaları telkin edilmeli, kendilerine bunun hikmeti izah edilerek ikna olmaları sağlanmalıdır. Çocuk her şeye rağmen, yemek hususunda sol elini kullanmaktan kurtulamıyorsa, baskı yapılmamalıdır. Prof.Dr. Ömer ARİFAĞAOĞLU Kaynak Corballis MC.(2003). From mouth to hand: gesture, speech, and the evolution of right-handedness. Behavioral Brain Sciences. Apr; 26 (2):199-208 |
|
| Amazon Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
alinda (20-01-2011)
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Özel Üye
|
Solak Olmakla İlgili İlginç Bilgiler
Solak olmanın avantajı
İnsanların bir kısmı beyinlerinin sağ tarafını, bir kısmı sol tarafını mı ağırlıklı olarak kullanıyor? İnsan beyninin iki tarafının fonksiyonları çok farklı. Genellikle sağ elinizi mi yoksa sol elinizi mi kullandığınıza bağlı olarak, hangi tarafın daha etkin olduğu anlaşılabiliyor. Etkinlikten kastım, özellikle hafıza ve dil fonksiyonları konusunda. Sağ elini kullananların yüzde 99'unda sol beyin, sol elini kullananların yüzde 70 ila 80'inde sol beyin etkindir. Fakat ilginç olan, sol elini kullananların bazılarında dil ve hafıza fonksiyonunun iki taraflı olmasıdır. Bu yüzden ileri yaşlarda felç geçirilirse, beynin her iki tarafında da fonksiyon olduğu için, bu insanların iyileşme şansı daha yüksek oluyor. Solak olmak bir avantaj. İnsanların solak olma ihtimalini artıran gen bulundu.. İngiliz bilim insanları, ilk kez insanların solak olma ihtimalini artıran geni bulduklarını açıkladı. BBC'nin internet sitesinde yer alan ve Moleküler Psikiyatri dergisine dayandırılan habere göre, dünya genelinde insanların yüzde 10'u solak. Habere göre, 'LRRTM1' adlı gen, beynin hangi bölgesinin, konuşma ve duygulanma gibi görevleri yerine getireceğinin belirlenmesinde rol oynuyor. Oxford Üniversitesi'ndeki araştırmayı yapan bilim insanları, söz konusu genin, beyin fonksiyonlarındaki dengesizlikle açıklanan 'şizofreni' gibi hastalıklara yakalanma riskini artırdığına inanıyor. Çalışmayı yürüten ekibin başkanı Clyde Francks, solak insanların kaygılanması için bir neden olmadığını düşünüyor. "Bir insanın şizofren olmasında birçok faktör rol oynuyor. Solakların büyük çoğunluğu gelecekte asla bu hastalığa yakalanmayacak" diyen Francks, LRRTM1 adlı genin, bu anlamda tam olarak nasıl bir rol oynadığını bilmediklerini belirtiyor. * Nüfusunun yüzde 10'u solak. * Her ne kadar bilimsel olarak kanıtlanmamış da olsa, solakların, * müzik, sanat, bilim, politika ve spor gibi alanlarda avantajları oldukça fazla. * Solaklar, sağ elini kullananlara göre daha seyrek Alzheimer'a yakalanıyor. * Solaklar, tersten daha kolay okuyabiliyor. * Solak erkek nüfusu, solak kadın nüfusundan yüzde 50 fazla. * Sarışınların solak olma ihtimali, esmerlerden ve kızıllardan 2 kat daha fazla. * Genç annelerin çocuklarının solak olma ihtimali daha düşük. Solak Olmanın Dezavantajları -Solakların defter kalemi bile kolay kullanamazlar. En ihtiyaç duyulan temel malzemeler bile kullanmak için daha fazla enerji harcarlar. Çünkü solaklara uygun olarak tasarlanmamışlardır. -Solaklar cep telefonlarındaki kullanımına ters olarak dizilmiş tuşlarla uğraşırlar. -Solaklar kahveyi fincana istediği gibi koyamaz. cezveyi ters çevirmek zorunda kalır. -Solaklar cetvel kalem defter makas vb.aletleri rahatlıka kullanamazlar.Hatta kullanmak bazen kabusa dönüşebilir. -Solaklar saati öğrenmekte zorlanırlar.Çünkü onlara göre terstir. -Bilgisayar faresi sağ tarafta olduğunda buna alışmak zorunda kalırlar.vb... Bazı Meşhur Solaklar; BÜYÜK İSKENDER NAPOLYON EİNSTEN MİCHELANGELO LEONARDO DA VİNCİ MOZART BEETHOVEN PİCASSO |
|
| Amazon Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
alinda (20-01-2011)
|
|
|
#9 (permalink) |
|
İnaktif
|
Bu sözümü anlamayanlar için açıklama yapayım.
Solaklar gerçekten sağ gösterip sol vuruyorlar ve bu onlara büyük avantaj sağlıyor. Aslında solakların çoğu defa öyle bir niyeti yoktur. Dövüşte normal bir insanın sağ kolu saldırıya yönelikken sol kolu savunmaya yöneliktir. Bir dövüş sporunda solak birine karşı saldırı hamlesi yapmaya çalışan sporcu sağ kolunu kaldırdığından boşluk oluşturur ve rakibi buradan darbeyi indirir. Solak sporcunun özellikle boksta bu sayede başarılı olduklarına çokça rastlanır. Futbolda da sol ayağın meşhur olduğu, ilgili herkesçe bilinen bir durumdur. Çok fazla sol ayaklı futbolcudan oluşan takım ya da solak bir kaleciye karşı sol ayaklı oyuncuyla çıkmak, avantajı ortadan kaldırabiliyor. İki solak boksorun maçı gibi olur. Bence solakların zekiliği, farklılıkların değerli oluşunda gizlidir. |
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Bookmarks |
| Kelimeler |
| elim |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ekşi Yonca - Elim Otunun Faydaları | suzim | Alternatif Tıp | 0 | 01-08-2010 03:41 |
| Hipoplastik Sol Kalp Sendromu (Kalbin sol yarısının gelişmemiş olması) | yağmur.içen.kız | Kalp Sağlığı (Kardiyoloji) | 0 | 22-01-2010 16:24 |
| İki Elim İki Kolum ( Klip ) | .ELİF. | Okul Öncesi | 0 | 02-11-2009 10:03 |
| Sol ne demek ? | yaren35tk | Kuramlar,siyaset,düşünceler | 25 | 30-12-2008 21:32 |
| Sol Ve Ergenekon | FoReVeR | GÜNCEL KONULAR/HABERLER/YORUMLAR | 0 | 27-08-2008 11:02 |