|
|
|
||
|
ENGELLİYE HİZMETTE SORUMLULUKLARIMIZ
Siz hiç engellendiniz mi? Cevabınız “kaç kere!” Evet, hemen hemen herkesin yaşamı süresince çok kez engellerle karşılaştığını söyleyebiliriz. Başarılarımız da egelerle karşı verdiğimiz mücadelenin bir ürünü değil mi? Tabı engelli olmadığınız için bu başarıları elde ettiniz de ve başarmanın mutluluğunu da yaşarken, engelli insanların neler çektiğini hiç düşündünüz mü? Belki de bu soru bazı kimseler için ne kadar anlamsız olabilir. Siz onu bir de bir engelliye sorun. Bakın neler duyacaksınız. Nasrettin Hoca “damdan düşen gelsin” ifadesini boşuna kullanmamıştır. Buna rağmen engellileri ancak empati kurabildiğimiz kadar anlayabiliriz. Toplum olarak medeniyet yarışındaki değerimiz, “engelliye verdiğimiz önem kadardır” dersem yanlış söylemiş olmam kanaatindeyim. Engelliye önem vermek, ona acımak, ailesine kol kanat germek değil, onun doğru var olmasına katkıda bulunmak, var etmek için uygun ortam hazırlamak ve yeteri kadar imkân ve fırsat vermektir. Bunun bir tek adı var, o da onu eğitmek ve rehabilite (iyileştirmek) etmektir. Bu konuda devletimizin gecikmeli de olsa, gücü ölçüsünde oldukça önemli adımlar atığını söylemeden de edemeyeceğim. Ama bu adımları kişisel çıkarları için kullananlara gelince, söylenecek tek bir söz var, “Gözünüzü toprak doyursun”. Bu sözüme kimse kızmasın, gücenip darılmasın. Yoksa vebal altında kalırlar. Bence vebal altında kalan onları istismar edenlerden daha çok, istismara fırsat veren ailelerdir. Engellilerin anne-babaları çocuklarını eğitimi için ne kadar seçici oluyorlar, bu konu da yeteri kadar özen gösteriyorlar mı? Bu soruya evet demek mümkün değil. Son yıllarda ülkemizin hemen hemen her yerinde engellilerin iyileştirilmesinde ve eğitilmesinde hizmet üreten birçok özel özel eğitim kurumları kurulmuş ve hizmet vermektedir. “Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurumları”; zihinsel, bedensel, sosyal, ruhsal, duygusal, konuşma, görme ve işitsel gibi engelleri nedeniyle normal yaşamın gereklerine uyamama durumunda olan bireylerin, fonksiyon kayıplarını gidermek ve toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmalarını sağlayıcı beceriler kazandırmak üzere kurulmuş ve bu doğrultuda hizmet veren kurumlardır. Çeşitli nedenlerle bireysel özellikleri ve eğitim yeterlikleri açısından akranlarından beklenenden oldukça gerilik ve farklılık gösteren; ağır, orta ve hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olanlar, dil ve konuşma, sosyal ve duygusal uyum ve özel öğrenme güçlüğü olanlar ile birden fazla alanda yetersizliği olanlar bu kurumlarda verilen hizmetlerden yararlanabilirler. Bu eğitim merkezlerinde her türlü eğitim ve iyileştirme hizmetleri özel olarak ve amaca uygun bir şekilde engel türlerine göre yapılandırılmış ortamlarda bu alanda eğitim görmüş elemanlarca verilmektedir. Bu ortamlar; eğitim programlarının öngördüğü bilgilerin, becerilerin ve davranış kalıplarının öğretildiği, günlük yaşam becerilerinin kazandırıldığı ve varolanların geliştirildiği uygulamaların yapıldığı yerlerdir. Engelli bireylerin kapasitelerini, ulaşabilecekleri en üst düzeye çıkarmak, kendi gereksinimlerini karşılayabilecek hale getirmek, topluma yük olmaktan kurtararak, toplum içinde uyumlu ve mutlu bireyler olmalarını sağlamak amacıyla kurulmuş olan bu eğitim merkezlerine çocuklarını gönderecek anne-babaların, bu kurumları yakından görüp tanımaları ve onlarla çok iyi bir iletişim içinde olmaları gerekir. Bu kurumların seçiminde anne-babalar, Okulun fiziki imkânlarına ve araç gereç donanımına, Öğretim kadrosunun yeterlilik düzeylerine, Çocuğun gelişim ve gerçekleşim ihtiyaçlarını karşılamadaki yeterlik ve anlayış düzeylerine, Çocuklara yaratıcılıklarını ve kendine güvenme duygusunu kazandıracak etkinliklere ne düzeyde yer verdiklerine, Çocuklarla olan iletişim ve etkileşim biçimlerine bakarak karar vermeliler. Eğitiminde çocukların eğitimlerinin yanı sıra ailelerin de eğitilmesi de olmazsa olmazlar arasındadır. Hele de eğitilecek engelli ise, ailenin eğitimi daha da bir önem kazanmaktadır. Bu yüzden anne-babalar, eğitim kurumları seçerken o eğitim kurumunun aile eğitimine ne kadar ağırlık verdiğini de mutlaka dikkate almaları gerekir. Bu nedenlerle diyorum ki, gelin sevgili anne-babalar “Engellilerin, engellerini aştıkları, insanca yaşama kavuştukları bir Türkiye yaratalım” Yaratalım ki, insan olmanın onur ve haklı gurunu yaşayalım. Bunu başardığımızda; insan kaynaklarımızı doğru değerlendirmiş ve mutluluğu tüm topluma yaymış oluruz. Bu olanaksız değil, yeter ki, buna inanalım ve başta engelliye bakış açımızı değiştirip; onu anlama, bize düşen görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmede samimi olalım. Her şeyin başı samimiyet, iyi niyet ve gayret değil mi? Davet bizden, takdir Yüce Mevla’dan, destek sizlerden… Profesor Dr.Kurtman ERSANLI 19 Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Ana Bilim Dalı... |
||
|
|
|
#10
By
corumluemrah
on
28-10-2009, 21:57
|
|
özel eğitim hizmeti büyük fedakarlık ve sabır gerektiren bir gönül işidir. Bu yüzden bu alanda hizmet verenleri gerçekten yürekten tebrik ediyorum.
|
|
#11
By
corumluemrah
on
28-10-2009, 23:08
|
|
paylaşımınız için teşekkürler. yazınızı diğer üyelere de tavsiye ederim .
|
![]() |
| Currently Active Users Viewing This Article: 1 (0 members and 1 guests) | |
| Bookmarks |
| Yazı yönetimi | |
| Stil | |
|
|