|
|
![]() |
||
özürlü çocuğa sahip bir öğretmenle röportaj videosu lazım
|
||
![]() |
|
|
Facebookta Paylaş | LinkBack (1) | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink)
|
|
Hızır acil Üye
|
özürlü çocuğa sahip bir öğretmenle röportaj videosu lazım
murat556
yaa çok acele bi konuda yardımınız gerekio.özürlü çocuğa sahip bir öğretmenle röportaj videosu lazım.ya da benzeri bir şey.lütfen yardımcı olun.şimdiden tşkkr ederim. başka bir forumda açılan bir panoydu dayanamadım cevap yazdım yardımcı olabileceğimi 17 aylık işitme engelli bir kızım olduğunu belirttim sizlerden isteğim özürlü çocuğa sahip bir öğretmenle röportajda neler sorulabilir? benim gibi özürlü çocuğa sahip bir öğretmenle varmı aramızda? yardımcı olabilirmi? __________________________________ Konu ahidem tarafından (16-10-2009 Saat 02:04 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Altın Üye Rüzgar Kadın
|
bende aynı yere bakmışım ![]() __________________________________ |
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Hızır acil Üye
|
Ailenin Engelli Çocuğu Kabullenme Süreci
Ailenin Engelli Çocuğu Kabullenme Süreci
Aileler için engelli bir bireye sahip olmak yaşamlarının en zor deneyimidir. Bu tür ailelerin çocukları hakkındaki genel düşünceleri olumsuz olmaktadır. Psk. Dan. Gülşen DALYAN Aile bir toplumun en küçük ve temel birimidir. Bu sistemde bir bireyin başına gelen diğer bireyleri de etkiler. Bir engel ailedeki her bireyin hayatını değiştirir. Aileler için engelli bir bireye sahip olmak yaşamlarının en zor deneyimidir. Bu tür ailelerin çocukları hakkındaki genel düşünceleri olumsuz olmaktadır. Çocuğun birtakım davranış ve becerilerinin eksik olması, çevreden gelen olumsuz etkileşimler ve yaşanılabilen birtakım deneyimler de engelin kabul edilebilirliğini zorlaştırmaktadır. Engeli kabullenme sürecinde aileler belirli aşamalardan geçer ve birtakım duygu yoğunlukları yaşarlar. Bu aşamalar; ŞOK Bu ilk aşamadır.Aile kendini çaresizlik içinde hissetmektedir.Aşırı ağlama,aşırı konuşma veya hiç konuşmama gibi davranış gösterebilirler. ÇELİŞKİ VE İNKAR Bu aşamada aile ümitsizdir ve özrün derecesini reddetme eğilimindedir Benim çocuğum biraz tembel….” gibi bahaneler yaratır.Aile aynı zamanda tedaviyi de reddedebilir. Bunun nedeni ise engeli görmezlikten gelmesi ve kabül etmek istememesidir. ACI VE DEPRESYON Aile beklenmedik bir durumla karşılaştığı için büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilmektedir.Bu acı ve üzüntü anne babanın depresyona girmesine neden olabilmektedir SUÇLULUK Aile çocuğundaki engelin nedenini kendisinde ve çevresinde aramaktadır.Örneğin keşke sigara içmeseydim,keşke çocuk sahibi olmayı istemeseydim gibi düşüncelere kapılıp suçluluk hissetmektedir.Bununla birlikte eşini ve akrabalarını da suçlama eğilimindedir KIZGINLIK Bu aşamada aile kızgınlık içerisindedir. Neden ben? diyerek hem kendisine hem çevresindekilere karşı öfkesini yansıtır. UTANÇ VE SIKINTI Aile çocuğunu diğer kişilerden ve çevreden saklama eğiliminde bulunabilmektedir Çocuğundaki engeli kendinde görüp kendisine olan saygısını kaybeder PAZARLIK ETME Bu aşamada aile sorunlarının çözümü adına öğretmenle,doktorla,tanrıyla pazarlık eder.Çocuğumun sorunu çözülürse kurban keserim,okumayı öğrenirse öğretmenine hediyeler alırım vb… KABUL VE UYUM Bu aşamada aile çocuğunun durumunu kabul eder.Çocuğuyla ilgili beklenti ve isteklerini sıraya koymamaya başlar. Anne ve babaların bu aşamalardan geçmesi normaldir. Bu aşamalardan farklı şekillerde ve zamanlarda geçebilirler.Aile için önemli olan gereken desteği alarak bir an önce çocuğuyla ilgili tanıyı öğrenmek ve engelini kabul ederek çocuğun eğitimine katılmayı hedeflemektir.Şu bir gerçek ki ülkemizde sekiz buçuk milyon engelli olmasına rağmen engellilere farklı gözle bakılmakta ve engellinin aileleri bu durumdan olumsuz etkilenmektedir.Fakat aileler bireyin farkında olmalıdırlar;nitekim engelli bireyin topluma uyum sağlaması konusunda onlara çok iş düşmektedir.Aileler engelli çocuklarından utanmamalı onları evde kapatmak yerine toplum önüne çıkarmalıdırlar.Bunun yanı sıra çocuklarına acıyarak yaklaşmamaları gerekir çünkü acımadan doğan sevgi ve yardım çocuğun öğrenmesine engel olacak ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir.Engellilik bir farklılıktır bunu kabul ederek nasıl davranmak gerektiğini bilmek gerekir.Unutmamak gerekir ki engellilerin en çok istediği şey biraz anlayış ve sevgidir. |
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Altın Üye Rüzgar Kadın
|
[Burada konuyla ilgili link bulunmaktadır.Ancak üye olmadığınızdan size kapalıdır.. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
buraya bakarmısın ahidem |
|
|
|
#5 (permalink) |
|
EA forum yöneticisi (pisiko)
|
"Bebeğinize En Güzel Mesajı Yazın,Bize Gönderin" dedik ve sizlerden gelen onca mesajdan çıkarttığımız sonuç,biz anneler gerçekten aynı duygularla seviyorduk bebeklerimizi..Öylesine saf,el değmemiş bir doğa güzelliğinde,belki farklı hikayelerle ama gerçekten aynı duygularla seviyorduk..Ama içerisinde,beni benden alan bir mesaj vardı ki,okudukça düşündüm..Düşündükçe,o annenin kocaman yüreğinin yanında,belkide kendi yüreğimi çok yetersiz hissettim..Hissettikçe,anlamaya çalıştım.Anladıkçada,onun gibi nice seçilmiş özel annelerin ellerini öpesim ve ayakta alkışlayasım geldi..
Ömer'im ve Otizm" konu başlıklı dizelerine "Ben Anneyim" diye başlıyordu Sevgili Alev Avşaroğlu..Ve şöyle devam ediyordu : ***** "BEN ANNEYİM"...Hastanedeki o ilk gecemizi hatırlıyorum.... Aradan tam 3.5 yıl geçmiş ve bizim başımızdanda,bu minicik 3.5 yıl içinde neler geçmiş Ömerim.. Sen akşam 08:00 de,ben de akşam 09:00 gibi anesteziden ayılarak yeniden gözlerimizi açmıştık,Ağustos'un 11'inde.Bütün gece ben yataktan sana,sen beşiğinden bana bakışıp durmuştuk,tanışma faslımız çok çok derin olarak.Aslında sen daha doğmadan hatta ben lisedeyken sana yazdığım günlüğündende anlaşılacağı gibi,sabırsızlıkla beklediğimdin. 2004 Ağustos 11, Rabbim bana sonunda seni verdi ve artık ben o çok beklediğim,kendimi hazırladığım,eğittiğim,iyi anne olmak adına yapılacak her şeyi öğrenmiş olan bir ANNEYDİM artık..Günler geçiyor,aylar geçiyor ama birşeyler yolunda gitmiyordu. Bu yolunda gitmeyişi ben hem gözlemliyor,hem de annelik hissiyatıyla sezinliyordum.Bakışmalarımız yok oluyordu;iletişimimizde artış yerine,huzursuzca kayıplar yaşanıyordu.İki yaşına kadar bekledik ve tam da ikinci yaş gününde teşhisimize kavuşup otizmle tanışmış olduk.İşte anne olmak burada devreye girdi. Psikologdan sonra sen babanla eve gittin,bense toplasan 10-15 dakika oturup girdiğim şoktan kendimi kurtarmaya daldım,çünkü eve geldiğimde annen olarak seni otizmden kurtarmak için kolları sıvamam gerekecekti.10-15 dakika kısa bir zaman dilimi gibi gözüksede,bana çok çok iyi gelmişti ve sana konulan teşhisten sonra,evimizdeki ilk sarılmamda bir söz verdim oğlum.Otizmden sıyrılman için ne gerekiyorsa yapacağıma dair..Anne sözü..Bu vermiş olduğum anne sözü için, ömrümün son nefesine kadar çırpınmaya,mücadele etmeye,seni savunmaya, içeriden ve dışarıdan gelecek her türlü olumsuz yaklaşıma karşı kalkan olmaya ve ben bir gün gitmek zorunda kalırsam,en güvendiklerimide eğitip yoluna devamı sağlamaya adadım kendimi.Zaten bu mücadele içinde en zor olanı da,ikimizi ayıracak tek şey olan ölüm gerçeği oldu..İlk defa sana kavuştuktan;özellikle de otizm ile tanıştıktan sonra,Allah'ıma ettiğim dualarıma uzun ömür isteğimi ekledim. Aslında sana müteşekkirim Ömerim.Öyle çok şey öğrendim,o kadar değerli eli öpülesi insanlarla tanışma fırsatı yakaladım ki..Sen,benim yolumu çizen ışığım oldun.Şu geçen 1.5 yıl içinde neler yaşadık neler..Koşturmacalarımız;tempomuz, o kadar uzun ki anlatmaya kelimeler yetmez.Şunu çok iyi bil yavrum;asla üzmedin beni,seninle hep gurur duydum.Yaşıtlarının zaten zamanı gelince yaptıkları eylemleri,sen büyük bir mücadele içinde çalışarak kendini aşmak zorunda kalarak yaptın.İlk defa bardağı ellerinle tutup su içtiğinde,düştüğün zaman acı hissine kavuşup ağladığında,döndüğünde başınında dönüp sendelediğinde vs..evimiz bayram havasına bürünmüştü ve bundan beş ay önce bana ANNE dediğinde..Şimdi ıslak gözlerle sana bunları yazarken,aslında ne çok mutluluk ve başarı sağladığını tekrar anımsayarak seninle gurur duyuyorum.Ben anneyim..Milyarlarca anneden birisiyim.Evladının gözlerinin içine bakan,evladı için yüreği titreyen milyarlarca anneden birisi..Ama farklıyım;özelim,Rabbimin görevlendirdiği ki bunun için her saniye şükrediyorum;özel bir çocuğu olan seçilmiş annelerden birisiyim...***** Sen gerçekten seçilmiş özel annelerden birisisin Sevgili Alev.. Belki bu satırları daha önce hiçbir anneden okumadım ama şu an senin ve senin gibi nice annelerin neler düşündüğünü anlamaya çalışıyor ve sizleri ayakta alkışlıyorum.. Gelelim kendisiyle yaptığımız özel söyleşiye... BEBEĞİN : ADI - SOYADI M.Ömer Avşaroğlu DOĞUM TARİHİ 11 / 08 / 2004 ANNENİN : ADI-SOYADI Alev (Ömer'in annesi) DOĞUM TARİHİ 01 / 12 / 1978 MESLEĞİ Gıda Teknikeri EVLİLİK TARİHİ 26 / 05 / 2002 HOBİLERİ Kitap okumak,yüzmek,özel eğitim.. HAMİLE OLDUĞUNUZU ÖĞRENDİĞİNİZDE,İLK TEPKİNİZ NE OLDU ? NELER HİSSETTİNİZ ? Ağladım Ve öğrendiğim andan itibaren oğlum olacağını hissettim,sürekli onunla konuştum.Çok iyi bir anne olmak adına,o kadar çok şey okudum ve araştırdırdım ki...NASIL BİR HAMİLELİK GEÇİRDİNİZ ? Güzel bir hamilelik dönemi geçirdim,çalışma hayatımda devam etmişti hamileliğim süresince. DOĞUMUNUZ NORMAL Mİ,SEZERYANLAMI OLDU ? BU KONUDAKİ ÖNERİLERİNİZ ? Sezeryanla oldu.Tabiki, adı üstünde "normal" doğum olmasını isterdim ama olamadı... BEBEĞİNİZİ KOLLARINIZA ALDIĞINIZ ANDAKİ DUYGULARINIZI ANLATABİLİR MİSİNİZ ? Kokladım.Hayatımda böyle bir kokuyu,kesinlikle daha önce duymadım ve o koku oğlumda hala mevcut.Teni yumuşacıktı,elleri,ayakları...Biz bütün bir gece kıpırdamadan,uyumadan bakıştık.Gözlerimize aşık olduk anne-oğul. ANNE OLMAK HAYATINIZA NE GİBİ DEĞERLER KATTI ? Anne olmak,heleki özel bir anne olmak,beni olgunlaştırdı,güç kattı.Mücadeleci ruhumu,kalkanlarımı ortaya çıkardı.Her an şükrediyorum anne olabildiğim için...Ömer'in annesi olmak büyük bir seçilmişlik benim için. NASIL BİR BEBEKLİK DÖNEMİ GEÇİRDİNİZ YADA GEÇİRİYORSUNUZ ? Çok ağlardı Ömer.Sık sık hastalanan bir bebek değildi,güçlü bir yapısı vardı.Hastalığının belirtileri olsa gerek,bebeklik döneminde oğlum bize göstermeye başlamıştı... BEBEĞİNİZLE GEÇİRDİĞİNİZ BİR GÜNÜNÜZÜ ANLATIR MISINIZ ? Gülüşerek,koklaşarak uyanıyoruz ve hayata erkenden hazırlanmak zorunda olan bir bebeklik geçiriyor Ömer.2 yaşından itibaren sürekli dışardayız. Birlikte;eğitimler,terapiler,ama gün sonunda ikimizde çocukluğumuzu parklarda geçirip evimize geliyoruz.Evde de derslerimizi yapıp,bir sonraki yoğun tempoya varmak için koyun koyuna uykumuza dalıyoruz. BEBEĞİNİZLE BİRLİKTEYKEN YAPMAKTAN EN HOŞLANDIĞINIZ ŞEY ? Oyunlarımız var bizim.Sadece ALEV-ÖMER oyunları.Bunların başlangıcını ben,devamını oğlum getiriyor.Şarkılarımız var,elele sokaklarda benim bağıra bağıra söylediğim,oğlumun elleri ile eşlik ettiği. BEBEĞİNİZE NASIL BİR BESLENME ŞEKLİ UYGULUYORSUNUZ ? Sebze-meyve ağırlıklı.Hastalığından dolayı kazeinsiz ve glutensiz yiyecekler. BEBEĞİNİZLE GEÇİRDİĞİNİZ ÖZEL SAATLERİ DAHADA KALİTELEŞTİRMEK ADINA BAŞVURDUĞUNUZ BİR KAYNAK VAR MI? Hislerim...Tamamen hislerim...Benim ona : -oğlum ne yapalım,sen seç! deme gibi bir seçeneğim yok,çünkü cevap alamıyorum henüz.Anne-oğul aşkı ile gerçekten kaliteli zamanlar yaşıyoruz. BEBEĞİNİZİN GELECEĞİ İÇİN DÜŞÜNDÜKLERİNİZ ? ONA NASIL BİR GELECEK BIRAKMAK İSTERSİNİZ ? Tamamen iyileşmesi demek istemiyorum,çünkü hiç kimse normal olarak çok iyi durumda değil zaten.Bensiz kaldığında hayatını sürdürebilecek,kendini koruyup kollayabilecek,özgüveni olan,mutlu bir hayatı olmasını ve sporcu olmasını istiyorum. SİZCE ÇOCUK MU ? KARİYER Mİ ? Çocuk.. SON OLARAK BİZLERE NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ ? Öncelikle çok ama çok teşekkür ederim,bu değerli paylaşımınız için.Hayatta mücadele edilerek,inanılarak yapılamayacak bir şey yoktur.Hepimizin bir engelli adayı olduğumuzu unutmayalım.Otistik çocuklarımız,dış ortamlara açılmadığı sürece gelişim gösteremezler.Ve yapıları gereği tepkilidirler,ağlarlar,öfke nöbetleri geçirirler,bu gibi durumlarda zaten işi zor olan anneye tuhaf bakışlarla bakmak yerine,yardımcı olalım. Sevgilerimle... Bizde; Alev Avşaroğlu'na ve dünya tatlısı Ömer'ine çok ama çok teşekkür ediyoruz.. Satırlarımı Sevgili Alev'in bir satırı ile kapatmak istiyorum.. "Hepimiz bir engelli adayı olduğumuzu unutmayalım" alıntı __________________________________ |
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Hızır acil Üye
|
kızıma mektup
engelli bir kızı olan bir arkadaşım kızının doğum gününde yazdığı mektup
sizlerle paylaşmak istedim **************** Kızıma Mektup 14 Kasım 2009 Kızım Mine’ye.. Tam yirmi yıl oldu dünyadaki beraberliğimiz..Doğduğunda anlamamıştım üzüntümden bana gelen en özel hediye olduğunu…Yağmur damlası gibi önce ince ince sonra oluk oluk girdin hayatıma...Evet sen özeldin..Kime nasip olur böylesi..Dışardaki acıyarak bakan gözlere inat ben gurur duyarak seni taşıdım yanımda..İncinmedim,eksilmedim arttım. Engelim değil yol göstericiim,hayat kaynağım oldun..Başımıza büyük bir olay gelmeden anlamıyoruz yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgiyi.....Ben de seninle farkettim bunu…Seninle birlikte hayatın renkleri de değişti..Çaresiz hissettiğim zamanlarda sana sarıldım..Senin kokundaki büyüyle çaresizliğimi unuttum.. Bebekler hiç büyümesin isterdim çocukken,hep sevelim diye..Bundandır senin de hep bebek kalışın belki de..Kutsal emanet gibi geldin bana..Nefes aldığım sürece hep yanındayım kızım…Yürümesen de,koşmasanda,okumasan da yazmasan da bana verdiğin gülücükler ve yanımda olman nefesini duymam değer her şeye..Kimsenin tek başına sahip olamayacağı en değerli kavrama sahipsin sen ‘’SEVGİYE.’’. …Sevgiyle geldik bu günlerimize..Seni seviyorum kızım..Hep benle kal…Doğum günü kutlu olsun… Beni bir mevsime benzetmek istersen eğer;Sonbaharım.Kimi zaman köşeden gülümseyen bir güneş olurum.Kimi zaman döne dene düşen bir yaprak.Kimi gün usul usul yağan bir yağmur olurum.Kimi gün deli deli savuran bir rüzgar.Ben SONBAHARIM.Beni bir kavrama benzetmek istersen eğer;sevgiyim.Bir bebeğin gülüşü kadar içten,güneşin doğuşu kadar sabit,gecenin rengi kadar etkileyici yaşam kadar gerçek.BEN SEVGİYİM… |
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Hızır acil Üye
|
bu bambaşka bir hediye
Allah tan verilen kişinin taşıyabileceği kadar kaldırabileceği kadar sabır gerektiriyor zaman gerektiriyor normal bir bireye vereiğin gösterdiğin ilginin birazdaha fazlasını göstermek zorundasın çocuğundaki gelişmeleri gördükçe mutluluğun bi kat daha artıyor heleki duyduğunu iyiden iyiye farkettirdiği zaman geçen gün anneannesi ile telefonla konnuşuyorum geldi yanıma ahizeyi kulaklıın mikrofon kısmına dayadım yüzündeki duyduğuna dair ifade ve ardından anneanne deyişi aba dayı dyerek heyecanlanması devamındana pc gidip aç diyerek monitorde onların geleceğini görebileceğini anlaması bunlar okadar güzelki elbette her çocuğun gelişimi büyümesi vs göslemlemek her attığı adımda her söylediği sözde mutluluk duymak çok doğal fakat engelli bir çocukta/ kişide bunları gözlemlemek çok daha farklı ve güzel |
|
| ahidem Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
gulazer (10-03-2010)
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Hızır acil Üye
|
Hepimiz biraz farklıyız adlı bir program var. TRT 1 radyosunda hafta içi satt 10,55 ile 11,00 arasında 5 dk bir program. engelli aileleri yaşadıkları sorunlar vs değiniliyor. oradanda ufak tefek bilgiler alabilirsiniz diye düşünüyorum.
|
|
| ahidem Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
oguztr (21-03-2011)
|
![]() |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.egitimpdr.com/forums/pdr-ogrenci-dayanisma/33719-ozurlu-cocuga-sahip-bir-ogretmenle-roportaj-videosu-lazim.html
|
||||
| Konuya yazan | For | Type | Tarih | |
| Pdr Öğrenci dayanışma - Pdr psikolojik danışma ve Rehberlik portalı pdr öğrenci egitim psikoloji saglık öğretmen atama kpss 2010 öss tercih | This thread | Refback | 18-07-2011 02:29 | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Bookmarks |
| Kelimeler |
| çocuğa, lazım, röportaj, sahip, videosu, öğretmenle, özürlü |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|