|
|
|
|
#1 (permalink) |
|
Altın Üye Rüzgar Kadın
|
Bir Masal Artığıdır Aşkı Yaşamak
Bir Masal Artığıdır Aşkı Yaşamak
Sana kurulmuş saatlerin zembereğine yağmur düştü ıslandı anılar Yasaklı günlerin prangaları eskidi gülüm yokluğunda neredesin yar Hicran yüklü gemilerimiz fırtınaya tutuldu alabora oldu bak aşklar Bir masal artığı oldu aşkı sensiz yaşamak tükeniyor yârim umutlar Suskun günlerin özlem kokulu yastıklarına düşünce yalnızlığın gölgesi biz ağrılı parçalara verirdik tüm dikkatimizi. İçli dalgalar çarpardı içimizin tortulu kayalarına umarsız bilmecelerde kaybolarak uzaklara gideriz ve çekip giden günlerin arkasından sessiz ağrılarla el sallarız. Yorgun geceler kalır karanlık içimizi yakarken ve dudaklarımızdaki özlem isimsiz bir şarkının adıdır sular kayar gövdemizden ve işte o an bir ateş avuçlarımızdaki kabullenişin tortulu anahtarıdır. Geceler sürüp yanağına uzanınca yokluğumun soğuk yatağına ben kırık bir kürek olurum uzaklarda kendime. Yaşanmışlıkların kirli yataklarına güneşi geç alırsın ellerin yalancı sözcükleri ayıklar günün tepsisinden. İşte öylesi anlarda serseri sözcükler toplarım sana. İçimdeki öfkelere geçmez kadın sözün ve kanar usul usul özün. Savruk bir kaçışa vururum birden ayaklarımı sen suskun bir gemi olup kendini taşırken içinde bir tek kendini. aşk oluruz yeniden avuçlarımızdaki güvenin ateşiyle. Hüzün damlayan kurnalardan tas tas sevinç dökerdin sen bedenine ben imkânsız titreyişlerle seni sararken. Örtüp yalnızlığın yorganını üzerine eskimiş zamanları nefeslerdin içinde. Saçlarından inerek bedenini gezerdi ve mermere dökülürdü sular. Tutkulu inleyişlerinle kabına saklanırdı o muhteşem yapılar. Bir zaman düşünün içinde sen şaşkın bir nidayla bana dönerdin yüzünü inanamazdın gördüklerine. Yaşam kıyaslamaların başlardı ardından bir sevinçle can olurdun şiirlerime. Gecenin öte yakasında değerdi ellerin ellerime işlerdi uzaktaki sesin içime. Ben yüreğimin sesini dinleyerek geceden korkan çocuklar gibi haylaz umutlarımı lime lime ederek okşardım kendi tenimi ve sorgulardım hayatın gerçeğini. Bir iç çekişin asılı umutlarına tutunarak pencereden uzakları gözler yıldız ışıltılarıyla yönünü arayan bir kadının hüzün kıran yalnızlığını izlerdim. Yel okşardı aşkın perdelerini umarsız bir hasretin dalından aşk düşerdi zamansız. Bir gül mevsimi daha geçti gülüm bak geriye dönüp bakınca üzülmek kar etmiyor ah bir kez bile yaşayamadığımız güze. Enginliğini özleyen bir denizin çarşaflarını toplardı gün sorgusuz düşen ayrılık tetiklerini yağmur ıslatırken. Bilmelisin ki aşk bakışlı ‘törpü gönülsüz kaldıkça kendini kemirir gönül kırıldıkça aşka törpülenir ve hayat üç vakitte açan güller gibi toprağa yakın bir düş sahnesidir'. Mevsimlerin hovarda geçişleriyle hıçkırık titremelerine tutulduğumuz anlarda zorlu bir düşünüşün sahnesine kurulurduk. Yol yorgunu gövdemizi dayayınca mutluluğun sıvasız duvarına saray olurdu bir karışlık yer. İçimizdeki o argın beklentiler takılırdı bir saatin yelkovanına ve akrep saklanırdı kendi yazgısına umutları alır götürürken yüreğimizdeki ter. Her yalnızlık kendi darağacını kurar umutsuz yaşayanlara yetmez olunca ağlamaktan gözlerden çekilmiş olan fer. ‘Bir masal artığı belki de aşkı sensizken yaşamak' Biliriz ki her fırtına önce kendi tozunu yutarmış ve her yalnızlık gökyüzünde sığınacağı yerleri bunun için ararmış. Biz ikimiz hüzünle aynı renkten oluşan bir yalnızlığın mevsimlerle demlenişinden döküldük bardaklara aaaaaaadıkça aşkı yoldaş olduk hüzünlerle biçimlenmiş başkaldırılara. Yaşamın merdivenlerini adımladıkça kaygısız düşünüşler ektik ömür ovalarına. ‘Her fışkın yeni bir umuttur' dedik ve biz o umutlarla sarıldık yine de bir ömrün yaşanası hatıralarına. Islak bir çizginin damarlarında yürürken biz içimizdeki yol haritalarına takılır gözlerimiz. Yırtılıp bir köşeye atılan yaşanmamış günlerin artıklarıyla haykırırız yeniden bir düşe uyanmak için. Her çabamız yaşam gibi gülümser yüzümüze ve defalarca dönerek kendimize aşk süreriz incinmiş yüreğimize. Gölgeler kayboluşların dehlizlerinde yolunu ararken ve anılar hicranlı bir düşünüşün kitaplığında saklanırken aşk dökülür saçaklardan ve sızarak kaybolur gün yanığı topraktan. Sensizken bilmelisin ki yerine konulamayacak hiçbir gece. Sensizken gül yüreklim sallanır göğsümdeki yürek dudağımdaki sözler gibi içten içe. Salınır ruhumun yaralanmış ovaları bir düş yumağı gibi engine dökülür damarlarımdan bu aşkın en hazin gülleri yaprağı döker bilinmez bir menzile. Biliriz ki hep olmazlar çizecek yolumuzu giden ve bir daha gelmeyen günlere açarken biz üşümüş ellerimizi güneşe. Haylaz sorguların vebaline tutunarak hep birbirimizi düşünecek ve aşkın göğsündeki huzuru çaresiz kaldığımız anlarda iksir gibi aaaaaaayacağız bir nefeste. alıntı __________________________________ |
|
| suzim Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
yıldırım (04-02-2012)
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Altın Üye Rüzgar Kadın
|
Aşk iki kişiyle oynanır ve iyi olan kaybeder...
|
|
| suzim Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
yıldırım (04-02-2012)
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Altın Üye Rüzgar Kadın
|
Aşkın "ben" Hali Ağzına Kadar Dolu İken,Aşkın "sen" Hali Yok Gibiydi Hep ..
aşkın "ben" Hali Ağzına Kadar Dolu İken aşkın "sen" Hali Yok Gibiydi Hep .. Saat gecenin bilmem kaçı yine sensizlik nöbetçi başımda..Düştün yine en sızısından aklıma.. Bu gece epey uzun olacak anlaşıldı.. Hafiften burnum sızlamaya başlıyor gerisinin gelmesi yakın..Ellerim yumruk halini alıyor istemeden gözlerimden usul usul akan yaşlar gittikçe hoyratlaşıyor mı ne?Hıçkırıklar yankılanmaya başladı bile..Gözlerim kan çanağı olmuş kirpiklerim ne kadar da ıslak.Dilimde ise sürekli bir şeylere isyan eden kelimeler..Dualarım seni aklımdan çıkarmaya yönelik hep hayallerim bulanık seçemiyorum.. Sen yığıntısının altında kalmış tozlu bir can'ım artık.. Hıçkırıkların kucakladığı karanlık ve uykusuz gecelerdeyim..Bitimsiz zamanların kucağında sensizlik çöktü üstüme yine ve yine..Tüm gücümle göğüslemeye çalışıyorum seni ve senden arta kalanları..Sen yoksan sensizlik sarar beni üzülme.. aşkın "ben" hali ağzına kadar dolu iken aşkın "sen" hali yok gibiydi hep . . . Burası sensizlik kokuyor "Mutluluk" yanımda küflenmiş sanki bana bakıp gülüyor.. Veda acısının sıcaklığı geçmedi üstümden Yalnızlığımın sesini dinliyorum gözyaşlarım eşlik ediyor bu gece yine… Yanımda kırık dökük hayaller birazda sitem var işte.. Birazda özlem belkide.. Söylesene; Her gün biraz daha mı unutuyorsun beni..Alışıyor musun bensizliğe? Gözyaşların bir iki damlamı akıyor artık.O da öylesine mi? Hangi gönüllerde meze oluyorsun?Kimler çeliyor aklını? Söylesene; Gitmek için mi gelmiştin? Ya ben; unutmak için mi sevmiştim seni? Cevapsız sorulardı bilirdim.. Gittiğin gündü.. Damarlarımdan çekildi sanki yaşama gücüm.Sensizliğin kabuk bağlayacağını iliklerime kadar hissettiğim zamandı.. Hiç unutmam; Beni dağıttığın gündü o gün.. Bitirdiğin gündü; Ardından bir boşluk oluştu içine çekiyordu beni.Senin içinde boğuluyordum adeta..Çırpınmanın faydasız olduğu elimi uzatmanın çok geç olduğu bir zamandı.. Kurtulamadım.. … Hiç unutmam; Beni yok ettiğin gündü o gün.. Üzerimden umutlar akıyor döneceksin diye düşlerimin adresi belli Birbirimize doyamazken iki yabancı mı olduk şimdi? Ben şimdi senin yalnızlığında kaldım hadi sar beni diyor iç ses hadi sar.. Gözümden akan tuzlu gözyaşının sıcaklığı geçmeden gel.. Gel ki … Ya da neyse boşver… alıntı |
|
| suzim Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
yıldırım (04-02-2012)
|
|
|
#4 (permalink) |
|
E.a.forum Yönetimi
|
Gülden bir nefes alıp, güle bir nefes veremedik. Gülü ötelerde hayal edip, uzakları düşündük hep. Koparılmış bir gülün başında oturup, matemini çekemedik. Gül büyütenlere özgü bir hâlle hâllenemedik. Gülün kokusuyla sarhoş, gülün bakışıyla meyhoş olamadık; sitemimizi güle diyemedik. Güle benzetsek de bazı şeyleri, tam anlamıyla gülün ne olduğunu bilemedik. Sesimiz güle yetişmedi, elimiz güle ermedi, yüreğimizden kopup gelen hüzün meltemleri güle değmedi. Sokaklar acıyı serpti yüreğimize, dağlarda yankılandı sesimiz, dağlar hüznümüzü katmerleştirdi.
Biz gülü geç tanıdık, aşkı geç anladık. __________________________________ |
|
| yıldırım Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
suzim (05-02-2012)
|
|
|
#5 (permalink) |
|
E.a.forum Yönetimi
|
Gülü vaktinde okuyamadık. Meramımızı gül yaprağına vaktinde yazamadık. Gül dalına bir buse konduramadık. Bülbülün iniltisine kulak veremedik, dediklerini bilemedik, yâre bir gül yaprağı bile götüremedik. Gül hep ötemizde kaldı; bizse ona uzaktan bakakaldık. Gün geldi tanıyamadık. Ne gülü tanıdık, ne aşkı anladık. Bir gül bahçesinde olsak da; cahilliğimizden, bilgisizliğimizden, sezgisizliğimizden hep gidip dikenlere sarıldık. “Gülü seven dikenine katlanır.” deseler de, biz sadece dikenlerin kanattığı yerlere aldandık. Dikenler doldurdu dünyamızı, dikenler yok etti güle olan sevdamızı. Korktuk artık gülün yanına varmaya, korktuk gülden terazi tutmaya, korktuk gülü koklamaya… Gül bizden ırağa gitti, biz gülden ırağa…
Biz gülü geç tanıdık, aşkı geç anladık. |
|
| yıldırım Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
suzim (05-02-2012)
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Bookmarks |
| Kelimeler |
| artigidir, aski, masal, yasamak |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aşkı Yaradan’a Hamd Olsun... Aşkı Bulmayan Yürekler İhanetlerine Yansın... | suzim | YAZIM(ÖYKÜLER,YAŞAMDAN SEÇİLENLER, EDEBİYAT) | 0 | 03-06-2011 23:46 |
| Her kadın kalbinde bir masal taşır... | suzim | Kadın ve Yaşam | 0 | 19-04-2011 17:33 |
| Bazı Tiplerle Aşkı Yaşamak Neredeyse İmkansız! | nehir35 | Evlilik ve Birliktelik Sanatı | 0 | 27-03-2011 02:46 |
| Bana Bir MasaL AnLat... { CocukLar Icin MasaLLar } | EsSLèm | YAZIM(ÖYKÜLER,YAŞAMDAN SEÇİLENLER, EDEBİYAT) | 35 | 30-06-2009 23:58 |
| “ Bana Bir Masal Anlat Dede..! ” | agranur | Çocuk Gelişimi ve Ruh Sağlığı | 11 | 25-12-2007 21:07 |